Mahremiyet eğitimi, çocukluk döneminde üzerinde özenle durulması gereken konulardan biridir. Ancak mahremiyet yalnızca çocuğu olası tehlikelere karşı uyarmak değildir. Çocuğun bedenini tanıması, özel alanlarını bilmesi, kendi sınırlarını fark etmesi, başkalarının sınırlarına saygı duyması ve rahatsız olduğu bir durumda yardım isteyebileceğini bilmesi bu eğitimin temelini oluşturur. Bu süreç küçük yaşlardan itibaren, çocuğun gelişim düzeyine uygun ve doğal bir dille ele alınabilir. Beden bölümlerini doğru isimleriyle öğrenmesi, hangi bölgelerin özel olduğunu bilmesi ve bedeni hakkında soru sormasının ayıp ya da utanılacak bir şey olmadığını hissetmesi önemlidir. Mahremiyet hakkında konuşmak çocuğu korkutmak değil; bedenine ilişkin doğru ve güvenilir bilgiye ulaşabileceği bir alan oluşturmaktır. Çocuğun öğrenmesi gereken en temel mesajlardan biri “Bedenim bana ait.” bilgisidir. Birinin tanıdık, akraba ya da sevilen bir yetişkin olması çocuğun bedensel sınırlarını ortadan kaldırmaz. Çocuğun istemediği bir öpücüğe, sarılmaya veya temasa “hayır” diyebilmesine alan tanımak, kendi bedeninden gelen rahatsızlık sinyallerini önemsemeyi öğrenmesine yardımcı olur. Mahremiyet eğitiminde yalnızca “hayır de” demek de yeterli değildir. Çocuk, kendisini rahatsız eden, korkutan veya kafasını karıştıran bir durum yaşadığında oradan uzaklaşabileceğini ve güvendiği bir yetişkine anlatabileceğini bilmelidir. Özellikle “Bunu kimseye söyleme.” denilen ve çocuğu huzursuz eden sırların saklanmak zorunda olmadığını öğretmek önemlidir. Burada yetişkinlerin günlük davranışları da eğitimin bir parçasıdır. Çocuğun özel alanına saygı göstermek, giyinirken ve tuvalette mahremiyetini gözetmek, bakım gerektiren durumlarda ne yapıldığını açıklamak ve istemediği fiziksel yakınlığa zorlamamak; verilen mesajı günlük yaşamda görünür hale getirir. Aynı zamanda mahremiyet, yalnızca çocuğun kendi bedenini koruması değildir. Başkalarının bedenlerinin ve sınırlarının da kendilerine ait olduğunu öğrenmesi gerekir. Bir arkadaş “hayır” dediğinde durmak, izinsiz dokunmamak ve başkasının özel alanına saygı göstermek de bu öğrenmenin önemli bir parçasıdır. Belki de ebeveyn olarak verebileceğiniz en koruyucu mesajlardan biri şudur:
“Bedenin sana ait. Seni rahatsız eden bir şey olduğunda hayır diyebilirsin. Kafanı karıştıran, korkutan veya rahatsız eden bir durum yaşarsan, ne olursa olsun bana anlatabilirsin.”
Çocuklarda mahremiyet eğitiminin amacı dünyadan korkan çocuklar yetiştirmek değildir. Amaç; bedenini tanıyan, sınırlarını hisseden, ‘hayır’ının önemli olduğunu bilen, başkasının ‘hayır’ını duyabilen ve ihtiyaç duyduğunda güvenilir bir yetişkinden yardım isteyebilen çocukların gelişimini desteklemektir. Çünkü mahremiyet eğitimi yalnızca çocuğa bazı kurallar öğretmek değil; ona “Bedenin, sınırların ve sesin değerlidir.” mesajını vermektir.
Klinik Psikolog İdil Hız