Özşefkat, en temel haliyle zorlandığımız, hata yaptığımız ya da kendimizi yetersiz hissettiğimiz anlarda kendimize anlayışlı ve destekleyici bir şekilde yaklaşabilme becerisidir. Başka birine zor zamanında gösterebildiğimiz anlayışı, sabrı ve şefkati kendimize de gösterebilmektir. Özşefkat, kendimizi her koşulda haklı görmek, hatalarımızı görmezden gelmek ya da sürekli olumlu düşünmek değildir. Tam tersine, yaşadığımız zorluğu olduğu haliyle fark ederken kendimizi sert biçimde yargılamadan onunla kalabilmektir.
“Bunu yapamadım, ben beceriksizim.” demek yerine,
“Bunu yapamadığım için üzgünüm. Zorlanabilirim ve yeniden deneyebilirim.” diyebilmeye alan açar.
Çocuklarda özşefkat; çocuğun hata yaptığında, başarısız olduğunda, bir arkadaşı tarafından kabul edilmediğinde veya yoğun bir duygu yaşadığında kendisine nasıl yaklaştığıyla ilgilidir. Bir çocuk oyunu kaybettiğinde “Ben hiçbir şeyi beceremiyorum.” diyebilir. Resmi istediği gibi olmadığında kâğıdı yırtabilir. Bir arkadaşı ondan daha hızlı yaptığında kendisini yetersiz hissedebilir. Özşefkat geliştikçe çocuk, yaşadığı zorluğu doğrudan kendi değeriyle eşleştirmemeyi yavaş yavaş öğrenir.
“Bir şeyi yapamamak, benim yetersiz olduğum anlamına gelmez.”
“Hata yapabilirim.”
“Üzülebilirim ve bu duygu geçebilir.”
“Her şeyi ilk seferde yapabilmek zorunda değilim.”
gibi daha destekleyici bir iç sesin temelleri oluşmaya başlar.
Çocukluk döneminde bu beceri henüz gelişim aşamasındadır. Bu nedenle çocuğun kendisine şefkatle yaklaşabilmesinin yolu, büyük ölçüde önce çevresindeki yetişkinlerden şefkatli bir yaklaşım deneyimlemesinden geçer. Çocuğunuz hata yaptığında yalnızca hatasına değil çabasına da bakmanız, duygularını küçümsemeden dinlemeniz, kendisini başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınmanız ve zorlandığında hemen çözüm sunmadan önce duygusunu anlamaya çalışmanız bu süreci destekleyebilir. Kullandığınız dil de zamanla çocuğun iç sesinin bir parçası olabilir.
“Bunda ağlanacak ne var?” yerine,
“Bunun seni üzdüğünü görüyorum.”
“Kaç kere söyledim, yine yapamadın.” yerine,
“Zorlandın, istersen yeniden deneyebiliriz.”
demek yalnızca o anı yatıştırmak için değildir. Çocuğa zorlandığında kendisiyle nasıl konuşabileceğine dair de bir model sunar. Aynı zamanda çocuğunuz sizin kendinize nasıl davrandığınızı da gözlemler. Bir hata yaptığınızda kendinizi sertçe eleştirmeniz kadar, “Yanlış yaptım, düzeltebilirim.” diyebilmeniz de onun için bir öğrenme deneyimidir. Çocuklarda özşefkati geliştirmek, onları her zorluktan korumak ya da sürekli iyi hissettirmek değildir. Zorlandıklarında kendilerine sırt çevirmek yerine kendi yanlarında kalabilmeyi öğrenmelerine eşlik etmektir. Belki de özşefkatin çocuklukta atılan en temel tohumu şu mesajdır:
“Hata yapabilirsin, zorlanabilirsin, üzülebilirsin. Bunların hiçbiri senin değerini azaltmaz.”
Çünkü çocukların bugün dışarıdan duyduğu anlayışlı ve şefkatli ses, zamanla kendi içlerinde konuşan sese dönüşebilir.