Bir çocuğa seçim hakkı vermek, aslında ona “Sen değerlisin” demektir. Bugün hangi oyuncağıyla oynayacağına karar veren çocuk, yarın hayatına dair kararlar alırken daha güçlü hisseder.Özerklik kuramı bize şunu söyler: İnsan, kontrol edildiğinde değil, desteklendiğinde gelişir; çocuklar da öyledir. Sürekli yönlendirilen çocuk pasifleşirken seçim hakkı sunulan çocuk, sorumluluk geliştirir. “Oyuncağını şimdi mi sonra mı toplamak istersin?” gibi basit bir soru bile çocuğun sürece katılmasını sağlar. Katılan çocuk, direnmez. Çocuklar deneyerek öğrenir. Yanlış seçimler de öğrenmenin parçasıdır. Biz yetişkinler olarak çoğu zaman çocuğu hatadan korumaya çalışırken, onu öğrenmeden de korumuş oluruz. Çocukların hiç hata yapmamaları değil; hata yapabildiklerinde hala değerli hissetmeleri onları güçlü kılar. Seçim yapan çocuk sadece karar vermekle kalmaz; kendine inanmayı öğrenir.